Kadınlarda cilt çatlakları

Kadınlarda cilt çatlaklarının erkeklere göre daha fazla görülmesinin başlıca sebepleri:
Cilt yapılarının daha ince olması,
Cilt altı yağ tabaksının daha kalın olması,
Hormonal düzenlerinin sık değişmesi,
Daha hızlı kilo alıp vermeleri cilt çatlaklarına zemin hazırlamaktadır.
cilt-catlamasi1

Bunların dışında gelişim çağında ve hamilelikte cilt çatlakları daha sık ortaya çıkmaktadır. Özellikle hamilelikte görülme olasılığı oldukça yüksektir (%95).

cilt-catlamasi2

Cilt, vücudun en büyük organlarındandır.
Yetişkin bir insanda ortalama 2 metre kare ve ağırlığı 8-10 kg. kadardır.

Cilt üç katmandan oluşur:

Üst katman (epidermis),

Asıl deri (dermis),

Deri altı (subcutis-hipodermis) derinin katmanlarıdır.

ciltte-catlama-sebepleri

Cilt Çatlakları Nasıl ve Nerede Oluşur?
Cilt çatlaklarının oluştuğu yer dermisdir (asıl deri). Dermisteki kollajen ve elastin liflerin yapısının bozulmasıyla çatlaklar meydana gelir.

Kilo alımına bağlı oluşan gerginlik veya kortizonun cildi inceltmesiyle bozulan kollajen ve elastin yapı çatlak oluşumuna neden olur. İlk oluşumda pembe renkli olan çatlaklar zamanla beyaz renkli son halini alırlar.

Karın ve kalça bölgesi, uyluk, bel ve sırt bölgesi, omuz, göğüs bölgesi en çok çatlakların görüldüğü yerlerdir.
cilt-catlamasi3

Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar ve Önlemler:
Çatlak açısından riskli bölgeye (özellikle gebelerde) nemli kremlerle masaj, bol su tüketme, sağlıklı beslenme ve egzersiz çatlak oluşumunu engelleyebilmektedir.

saglikli-cilt

Sağlıklı hücreler defekt oluşumuna daha dayanıklıdır. Sağlıklı beslenmeyle hücreye zarar veren serbest oksijen radikalleri azaltılmış olacaktır.

Hızlı kilo alıp verme çatlak oluşumunu provoke edeceğinden fazla kilolar geri verilirken yavaş yavaş verilmesi çatlak gelişimini ve ilerlemesini önleyecek bir davranıştır.

Cilt Çatlaklarının Tedavisi:
Özel içerkli Kremler: Çatlak oluşmuş bölgeye cildin yapısını kuvvetlendirici A vitamini (retinoik asit), C vitamini gibi özel içerikli kremler kullanılarak tedavi edilir.
Peeling yöntemleriyle cilt yenilenmesi sağlanarak tedavi edilir.
Lazer yöntemiyle de cilt yenilenmesi sağlanır ve tedavi edilir.
Bunların dışında bir çok yöntem (radyoterapi, mezoterapi, kriyoterapi) kullanılmaktadır.
Ancak bunların hiçbirisi tek başına tatmin edici sonuçlar vermezler. Bu yöntemler kombine şeklinde kullanılmalıdır.

Tedavinizin hüsranla sonuçlanmaması için muhakkak bir cildiye uzmanı eşliğinde tedavinizi sürdürünüz. Enfeksiyon, alerji gibi durumlarda çatlaklarınız daha da kötü olabilir.

Çatlaklar oluştuktan sonra tam olarak iyileşme sağlamak oldukça güçtür. Bu nedenle çatlakların oluşmaması ve oluşan çatlağın büyümemesi için gereken önlemlerin alınması akılcı bir davranış olacaktır.

Gebelik aşısı nedir, nasıl uygulanır

Gebelik aşısı nedir, nasıl uygulanır
Birçok çift tüp bebek tedavisi sonrası gebelik oluşmadığı veya oluşup düşükle sonlandığında derin bir üzüntü ve stres yaşamaktadır. Tüp bebek tedavisinde kaliteli embriyo elde edilerek rahime transfer edilmesine rağmen her zaman gebelik elde edilemez.

Bu durum; embriyonun rahime yapışmadan önce gelişiminin duraklaması, embryoya ait genetik kusurlar, embryonunu düşük kalitede olması, endometrium-rahim içi zarına ait sorunlar veya immünolojik-bağışıklıkla ilgili faktörler gibi birçok nedeni olabiliyor.

Son yıllarda yapılan çalışmalar sonunda bu hastalarda sorunun embiryoların rahim içinde gömülerek gebeliğin devam ettiği rahim iç zarında olabileceğini göstermiştir. Endometrium olarak adlandırılan rahim içi zarının embiryonun gömülmesine yardımcı oabilecek çeşitli faktörlerde yoksun olması veya bu zarın devamlılığını, fonksiyonunu bozan yapışıklıklar, kanlanma bozuklukları, iltihaplar çok iyi kalitede embiryoların transferine ragmen gebeliklerin oluşmamasına yol açmaktadır.

Gebelik aşısı, tıp literatürüne 2006 yılında girmiş ve bu uygulama ile tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan çiftlerin kişisel gebelik başarılarının 3-4 kat arttırılabileceği savunulmuştu.

Gebelik aşışı olarak da adlandırılan tedavide, amaç kadının kendi özel kan hücrelerinin kullanılması ile rahim içinde embiryonun gömülmesini sağlayacak maddelerin elde edilmesidir. Bu tedavinin yapılabilmesi için aşagıdaki işlemler yapılmaktadır:

1- Önce gebelik oluşmaması ile ilgili olarak rahim iç zarında problem olduğu tespit edilmelidir. Bu uygulanan çeşitli testlerle yapılmaktadır.

2- Yumurta toplama gününde kadından kan alınmakta ve özel işlemerden geçirilerek monosit denilen hücreler ayrılmakta ve bu hücreler özel kültür vasatlarına konularak çoğaltılmaktadır. Hücre kültürü denilen bu işlem çok dikkatli olarak özel inkübatörler de ve üretme sıvılarının yardımı ile yapılmaktadır. Hücre Üremenin uygun , devamlı olması ve istenilen maddelerin yeterli miktarda salınabilmesi için CRH denilen hormonda ilave edilmektedir. İki günlük kültür sonrasında rahim içine embiryo gömülmesine yardımcı olacak sitokinler ve büyüme hormonları monositik hücrelerce salınır ve üreme sıvısında birikir.

3- Bu işlemler yapılırken diğer taraftan laboratuvarda yumurtalar sperlerle döllenir ve embiryolar elde edilir. Kaliteeri saptanır ve rahim içine transfer edilecek embiryolar seçilir. Transfer gününe kara verilir.

4- Transfer gününde (genellikle 2. veya 3. gün ) rahim içi 3 boyutlu ultrasoundla değerlendirilir. kalınlığı ölçülür ve transfer edilecek bölge saptanır.

5- Laboratuvarda elde edilen gebelik aşısı olarakta adlandırılan sıvı embiryolorın rahim içine konulacağı günden bir gün önce veya aynı gün rahim içine verilir. Bu işlem rahim içini daha sonradan transfer edilecek embiryoların gömülmelerine uygun hale getirir ddiğer bir deyişle gömülmeye uygun hale getirir. Bu şekilde hazırlanmış rahim içi zarının konulan iyi kalitede embiryoları daha yüksek oranda kabul edeceği yani gebelik oluşmasına yardım edeceği çalişmamızda bulunmuştur. Ayrıca bu tip bir uygulama daha sağlıklı gebelik oluşturacağı için gebelik kayıpları yanı düşükler önlenebilecektir.

PCOS veya PCOD polikistik over sendromu

PCOS veya PCOD olarak da bilinen polikistik over sendromu kadınlarda çok yaygın görülen hormonal bozukluktur ve yumurtlama problemlerinin en başında gelir.

Polikistik over sendromundan şüphelenilecek durumlar;

Korunmasız ilişki yaşanmasına rağmen gebe kalamıyor olma
Adet düzensizliği
Tüylenme
Kilo almaya meyilli olmak
Sivilce sorunu yaşamak
Bu sıkıntılardan bir kısmı yaşanıyorsa ve ailede polikistik over geçmişi olan kişiler mevcutsa kadın doğum uzmanı hormon tetkikleri ve ultrason isteyecektir. Yapılacak testler sonucu teşhis koyulacak ve uygun tedaviye geçilecektir.

1- Polikistik Over Sendromu nasıl oluşur?

Kadın vücudunda bulunan iki yumurtalık, bir adet döneminde döllenmeye müsait bir olgun yumurta geliştirir. Bu yumurta gelişimini ve olgunlaşmasını “follikül” adı verilen içi sıvı dolu bir kesecikte tamamlar. Polikistik Over Sendromu’nda ise birçok yumurta aynı anda olgunlaşmaya çalışır fakat bunu başaramazlar. Sonuçta birçok yumurta vardır ama bunların hiçbiri gelişip döllenme yeteneği kazanamaz. Ultrason muayenesinde ise yumurtalıklar, içerisinde gelişmemiş yumurta bulunan birçok kesecik yani birçok kist şeklinde görülür.

2- Polikistik Over Sendromu’ndan hangi durumlarda şüphelenilmelidir?

Çocuk sahibi olmak amacı ile tüp bebek merkezlerine başvuran kadınların yaklaşık %20’sinde yumurtlama problemi mevcuttur. Yumurtlama problemlerinin en önde gelen sebebi ise Polikistik Over Sendromu adı verilen durumdur. Özellikle bir kadın düzensiz adet görüyor, tüylenmede artış mevcut ve kilosu da normalin üzerinde ise bu sendromdan kuvvetle şüphelenilmeli ve gerekli muayene, ultrason ve tetkikler yapılarak durum açıklığa kavuşturulmalıdır.

3- Polikistik Over Sendromu’nun sebebi nedir?

Hastalığın gelişim mekanizmasında karbonhidrat metabolizmasını düzenleyen “insülin” hormonunun da etkili olduğu düşünülmektedir. Zira bu hastalar aynı zamanda kilolu kişilerdir. Aşırı kilo ise insülin direncine sebep olur. İnsülin direnci gelişmesi Polikistik Over Sendromu’nun tetikleyici nedenlerinden biri olabilir.

4- Hastalık nasıl tedavi edilir?

Tedaviyi planlarken öncelikle bu hastaların diyetisyen gözetiminde ideal kilolarına inmeleri sağlanmalıdır. Gerekirse insülin direncini kırmak için şeker hastalarında kullanılan “metformin” ilaç tedavisi bu dönemde kullanılabilir. Tıbbi tedavi ve kilo kaybı sonucunda adetlerde önemli oranlarda düzelme olabilmekte, yumurtlama probleminin ortadan kalkmasıyla bazen gebelik kendiliğinden oluşabilmektedir. Ancak bu işlemlerden sonra adet düzensizliği devam ediyorsa, yumurtlamayı uyaran ilaçlar ve hormon iğneleri uygulanabilir. Bu takipler sonucu gelişen yumurtalardan normal ilişki önerilerek veya aşılama yöntemi ile gebelik oluşturulmaya çalışılır. 3-4 kez yapılan takip ve aşılama ile gebelik elde edilememiş ise tüp bebek yöntemine geçilmesi önerilir.

5- Polikistik Over Sendromu kendini farklı bir karakterle gösterebilir mi?

Bazen ultrason muayenesinde yumurtalıkların görüntüsü Polikistik Over Sendromu gibi izlenebilir. Bunu gerçek Polikistik Over Sendromu ile karıştırmamak gerekir. Adetler düzenli olabilir, kilo fazlalığı ve tüylenmede artış olmayabilir fakat yapılan ultrason muayenesi sonucu yumurtalıkların polikistik görüntüde olduğu ifade edilebilir. Böyle durumlarda da 1 yıl korunmasız düzenli ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyorsa mutlaka bir merkeze başvurulmalıdır.

6- Polikistik Over Sendromu olan kadınlara neler önerilir?

Polikistik Over Sendromu olan kadınlara gebelik sonrası da jinekolojik takipleri bırakmamaları ve yıllık muayenelere devam etmeleri önerilir. Bu hastalarda ileri yaşlarda şeker hastalığı başta olmak üzere bazı hastalıkların gelişimi söz konusu olabilmektedir. Bunu önlemek için aşırı kilo alımı engellenmeli ve gerekirse ilaçlarla düzenli adet görmeleri sağlanmalıdır.

Polistik over sendromuna bitkisel tedavi

Kadınlarda polikistik over rahatsızlığının temel etkilerinden biri de düzensiz yumurtlamaya (anovülasyon olarak adlandırılır) neden olduğundan, kısırlığa yol açmasıdır. Bu rahatsızlık dünyadaki kadınların %10’unu etkiliyor ve kadınlarda kısırlığın en önemli nedenlerinden kabul ediliyor. Polikistik over hastalığının kesin sebebi hala bilinmiyor, tedavisi için yapılabilen şey de yalnızca zararlarını en aza indirgemek oluyor. Polikistik over belirtileri arasında düzensiz adet görme, obezite ve akne sayılabilir.

TARÇIN

Tarçın, polikistik over tedavisi için en etkili yöntemlerdendir. Aylık adet döngüsünün düzene girmesine girmesine yardımcı olur, yüksek lif içeriği ile açlık krizleriyle savaşır. Dilerseniz tarçını toz olarak yiyeceklere serpebilir veya tarçın çayın içebilirsiniz. Her yemekten sonra 1 tatlı kaşığı tarçın yiyerek kısa sürede şifa bulabilirsiniz.

B VİTAMİNİ

B vitamini türevi olan inositol maddesi hap şeklinde veya yiyecekler yoluya alınarak polikistik over hastalığınızı tedavi edebilir. İnsülin direncini artırarak ve insülin duyarlılığını geliştirerek polikistik over belirtilerini kontrol altına alır. Esmer şeker, fındık, buğday, lahana ve yulaf (yulaf ezmesi), inositol için doğal kaynaklardandır.

DOMATES

Domates; likopeni yüksek, glisemik indeksi düşük sebzelerdendir. Antioksidan dolu yapısıyla polikistik over belirtileriyle savaşır ve kilo vermenize yardımcı olur. Bu düşük kalorili ve besleyici sebze PCOS rahatsızlığı olan kadınlara dost gıdalardandır. Yumurtalamayı uyarır, kısırlıktan korur.

ELMA SİRKESİ

Elma sirkesi insülin direncini azaltır, insülin duyarlılığını artırır. Her gün belli miktarda tüketilen elma sirkesi kan şekeri düzeyini düşürür, polikistik over hastalığına doğal şifadır. Yapmanız gereken tek şey yemeklerden önce 2 tatlı kaşığı elma sirkesi tüketmektir. Bir kaç hafta içinde,polikistik over semptomlarında azalma olduğunu fark edeceksiniz.

SOYA

Soya bitkisi adet döngüleri düzenleyen ve doktorların adet düzensizliği olanlara verdiği Clomid ismindeki ilaçla aynı özelliklere sahip olduğundan, polikistik over belirtilerini azaltmakta da büyük rol oynar.

SEBZE

Yeşil sebzeler, sağlıklı ve besleyicidir. İnsülin direnci PKOS’un en sık karşılaşılan nedenlerindendir, yeşillikleri, salatayı sofranızdan eksik etmeyin.